JS Financial News - шаблон joomla Новости
Perşembe, 27 Temmuz 2017

Vakıf geleneği insanlık kadar ve hatta kâinat kadar mazisi olan kıymetli bir sistemdir. Çünkü; kâinat ve içindekiler bu manada halk edilmişler ve tavzif edilmişlerdir. Ve her şey bu geleneğe binaen vazifelerinde hiçbir karşılık beklemeksizin daim ve kaimdirler.

Yani, güneş, ay, yıldızlar, atmosfer, dünya, içindeki nebatat ve hayvanat, hepsi; Allah tarafından feragat ve fedakârlık merkezli olarak yaratılmışlar ve vazifelendirilmişlerdir.

Bu kanun tebligatta da kendini göstermiş, Adem (a.s)’dan itibaren Resul-i Kibriya (a.s.m) dahil tüm peygamberler, dinler ve kitaplar aynı geleneğe uygun olarak hiçbir karşılık beklenmeksizin tavzif edilmişlerdir. Yani bu yüce dava adamları, ücretlerini sadece Allah’tan beklemişler ve fisebilillah çalışmışlardır.

Bu gelenek, ecdadımızda fiilen en mükemmel seviyeye taşınmıştır. Yani, insanları; fıtratın esas merkezinde olan, feragat ve fedakarlık hakikatine yaklaştırmak için, Adem as’ dan itibaren sistematik olarak geliştirilen bu hakikat, Resul-i Kibriya’da (a.s.m) ikmal edilmiş ve en ideal örnekleri ortaya konulmuştur. Ecdadımız ise, bu geleneği teferruatıyla fiilen ve sistem olarak kemaliyle gerçekleştirmiştir.

Bu son nokta, Osmanlı vakıf geleneğinde şöyle klişeleşmiştir:

“Muhtaç bir insan vakıf bir evde doğar idi, vakıf bir anne tarafından emzirilir, vakfiyeli okullarda okutulur ve meslek sahibi yapılır, ihtiyaç halinde vakıf tarafından evlendirilir, hastalanır ise, vakıf şifa hanelerinde tedavi edilir. Öldüğünde ise, vakıf bir tabutla, vakıf bir kabristana defn edilirdi."

Bu seviyeye gelen vakıf geleneği, insanların menfaat ve mücadele merkezli yetiştirilmeleri nedeniyle geriletmiş olsa da;

AKEV - Akşehir Kültür ve Eğitim Vakfı bu mükemmel geleneğin güzel örneklerinden biri olarak 1995 yılında Akşehir'de kurulmuştur.

Risale-i Nur'dan

İman, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. öyle ise, insanın vazife-i asliyesi iman ve duadır.Bediüzzaman